Yapısal olarak veya tiroid hastalığına bağlı olarak bazı hastalarımızda pörtlek (iri) göz yapısı mevcuttur. Bu hastalarda gözün fonksiyonlarını korumak veya kozmetik olarak daha iyi bir görünüme sahip olabilmek için orbital dekompresyon ameliyatı uygulanabilmektedir. Orbital dekompresyon ameliyatı, göz çukurunu (orbitayı) genişletmek için uygulanan bir ameliyattır. Göz çukuru (orbita), göz küresi ve çevresindeki kaslar ile sinirleri içerisinde barındıran kemik yapıdır. Kemik duvarların sert olması nedeni ile, bu duvarlar esneyemezler. Göz ve çevresinde hacim artışına neden olan tümör veya tiroide bağlı oftalmopati (Graves) gibi durumlarda, kemik duvarlar esneyemediği için, göz küresi ve göz siniri basınç altında kalacaktır. Bu tür olgularda, orbitanın kemik duvarları açılarak orbita hacmi genişletilebilir, bu orbital dekompresyon ameliyatıdır. Bu sayede, göz siniri ve göz küresi üzerindeki basınç artışı tedavi edilmiş olur.

Sıklıkla tiroid ilişkili olarak gelişen göz irileşmesi, bu durumun en iyi örmeğidir. Bu hastalarda, göz çevresindeki kas ve yağ dokularında artış meydana gelir. Orbita duvarlarının kemik yapısı nedeniyle, bu hastalarda göz öne doğru itilir ve arkada görme siniri (optik sinir) sıkışmaya başlar. Bu durumun uzun sürmesi halide, görme siniri hasar görecektir. Ayrıca bu hastalar göz ve çevresinde belirgin basınç artışı ve ağrıdan şikayet ederler.

Bu tür olgularda, orbital dekompresyon ameliyatı uygulanarak göz çukurunun (orbitanın) hacmi genişletilir. Bu sayede, göz ve optik sinir çevresindeki basınç artışı normale indirilmiş olur. Bu işlem ile hastalar görme kaybından korunduğu gibi, ağrı ve basınç hissinden de kurtulurlar.

Orbital dekompresyon ameliyatı planlanırken, göz çukuru ve çevresinin (burun sinüslerinin) detaylı tomografileri çekilmelidir. Bu sayede göz çukurunun çevre komşulukları incelenierek orbita hacminin ne kadar genişletilebileceğine karar verilir.

Cerrahi işlem genel anestezi ile yapılır. İşlem esnasında göz çukurunun (orbitanın) dış (kulak tarafındaki) duvarı alınarak orbital boşluk derin şakak bölgesine doğru genişletilir. Ardından orbitanın iç duvarı (burun tarafı) alınarak orbital boşluk burun çevresindeki sinüslere doğru genişletilir. Bu işlemler bittiğinde, öne doğru itilmiş olan göz küresi tekrar geriye gelecektir ve daha doğal bir görünüme kavuşacaktır. Ayrıca daha derinde risk altında bulunan görme siniri (optik sinir) basınç artışı ve baskıdan kurtarılmış olcaktır.

Orbital dekompresyon ameliyatı, sıklıkla optik sinirin basınç altında bulunduğu Tiroid ilişkili göz hastalarında (Graves oftalmopati hastalığında) uygulanır. bunun dışında, optik sinirin baskı altında olduğu travma-kaza olgularında da gerekli olabilir. Bu tür hastaların çoğunda orbital dekompresyon ameliyatı aciliyet teşkil eder ve mümkün olan ilk fırsatta yapılır. Aksi takdirde, görme sinirinde kalıcı hasar meydana gelecek ve geri dönüşümsüz görme kaybına neden olacaktır. Bu olguların aciliyeti ve ameliyattan sonra görülebilecek şaşılık (%20) veya görme kaybı (%1-3) gibi problemlerin günümüzde oldukça düşürülmüş olmaları nedeni ile bu cerrahi günümüzde eskiye oranla daha sık uygulanır olmuştur.

Bu şekilde, son yıllarda orbital dekompresyon ameliyatı acil olgular dışında, aşırı iri gözlerin tedavisinde de daha sıklıkla kullanılır olmuştur. Cerrahi teknik ve teçhizatlardaki gelişmeler ile cerrahi riskler günümüzde azalmış ve bu ameliyatın kozmetik amaçla uygulanmasını da mümkün kılmıştır. Bu nedenle orbital dekompresyon ameliyatı, gözleri çok çıkık olan hastaların kozmetik amaçlı tedavisinde de kullanılabilir olmuştur.

Prof. Dr. Ümit Beden

Oküloplastik ve Orbital Cerrahi