<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Popüler &#8211; Prof. Dr. Ümit Beden</title>
	<atom:link href="https://umitbeden.com/category/populer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://umitbeden.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 Jan 2025 14:36:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.3.18</generator>
	<item>
		<title>Eviserasyon ve ÜTSE Ameliyatı</title>
		<link>https://umitbeden.com/eviserasyon-ve-utse-ameliyati/</link>
				<comments>https://umitbeden.com/eviserasyon-ve-utse-ameliyati/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 04 May 2016 04:44:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ümit Beden]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Sayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[eviserasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ftizik göz]]></category>
		<category><![CDATA[göz kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[göz küçülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[göz protez ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[göz protezi]]></category>
		<category><![CDATA[protez ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[ütse]]></category>
		<category><![CDATA[ütse ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[utse protez]]></category>
		<category><![CDATA[ütse yöntemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.umitbeden.com/?p=182</guid>
				<description><![CDATA[Göz yaralanmaları ve kaybı sonrası protez uygulanması için genellikle önce göz yuvasının hazırlanması gereklidir. Eviserasyon bu amaçla yapılan bir ameliyattır. Bu işlemde göz içi yapılar boşaltılarak bunun yerine bir bilye yerleştirilir. ÜTSE ameliyatı ise eviserasyon ameliyatlarından biridir. ÜTSE'nin diğer eviserasyon ameliyatlarından farkı korneanın (Gözün saydam tabakasının) yerinde bırakılmasıdır. Tüm eviserasyon yöntemlerinde olduğu gibi ÜTSE ameliyatında [...]]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Göz yaralanmaları ve kaybı sonrası protez uygulanması için genellikle önce göz yuvasının hazırlanması gereklidir.</p>
<p>Eviserasyon bu amaçla yapılan bir ameliyattır.</p>
<p>Bu işlemde göz içi yapılar boşaltılarak bunun yerine bir bilye yerleştirilir.</p>
<p>ÜTSE ameliyatı ise eviserasyon ameliyatlarından biridir.</p>
<p>ÜTSE&#8217;nin diğer eviserasyon ameliyatlarından farkı korneanın (Gözün saydam tabakasının) yerinde bırakılmasıdır.</p>
<p>Tüm eviserasyon yöntemlerinde olduğu gibi ÜTSE ameliyatında da göz içi yapılar boşaltılmaktadır ve sadece göz küresinin dış beyaz ve saydam kılıfı yerinde bırakılmaktadır.</p>
<p>Bu yöntemin diğer eviserasyon yöntemlerine göre avantajları ve dezavantajları vardır.</p>
<p>Göz yapılarının yerinde kalmasını isteyen bazı hastalar için ise bu yöntemlerden çok göz içi balon uygulaması düşünülebilir.</p>
<p>Bu yöntem ise henüz çok yenidir ve hasar görmüş gözlere uzun dönemde gözün küçülmesini önlemek amacı ile yapılabilecektir</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://umitbeden.com/eviserasyon-ve-utse-ameliyati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>İş Güvenliği ve Göz</title>
		<link>https://umitbeden.com/is-guvenligi-ve-goz/</link>
				<comments>https://umitbeden.com/is-guvenligi-ve-goz/#comments</comments>
				<pubDate>Sun, 04 Aug 2013 09:30:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ümit Beden]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[göz güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[göz kazası]]></category>
		<category><![CDATA[göz yaralanması]]></category>
		<category><![CDATA[iş güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[iş kazası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.umitbeden.com/?p=175</guid>
				<description><![CDATA[İş güvenliği, işçilerin iş kazalarına uğramalarını önlemek amacı ile güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken tedbirler dizisidir. Bu anlamda, gözün korunması oldukça önemlidir. Çalışma hayatında, her gün göz yaralanması ile sonuçlanan yüzlerce iş kazası meydana gelmektedir. Bu kazaların çoğu gerekli tedbirler alınmadığı için meydana gelmektedir ABD’de her gün 2000 den fazla, tıbbi tedavi gerektiren, [...]]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>İş güvenliği, işçilerin iş kazalarına uğramalarını önlemek amacı ile güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken tedbirler dizisidir. Bu anlamda, gözün korunması oldukça önemlidir.</p>
<p>Çalışma hayatında, her gün göz yaralanması ile sonuçlanan yüzlerce iş kazası meydana gelmektedir. Bu kazaların çoğu gerekli tedbirler alınmadığı için meydana gelmektedir</p>
<p>ABD’de her gün 2000 den fazla, tıbbi tedavi gerektiren, işle ilgili göz yaralanması vakası bildirilmektedir.</p>
<p>Yaralanmaların yaklaşık üçte biri hastane acil servislerinde tedavi edilmektedir ve bu yaralanmalar en az 100 olguda bir veya birkaç gün iş kaybı ile sonuçlanmaktadırlar.</p>
<p>Bu yaralanmaların büyük çoğunluğu göze çarpan veya aşındıran hareketli küçük parçacıklar sonucu oluşmaktadır.</p>
<p>Bu parçacıklara verilecek en sık örnekler arasında, metal kıymık, çapak, talaş, toz ve çimeno parçacıkları sayılabilir.</p>
<p>Ahşap veya metal çivi, zımba ya da kıymık gibi nesnelerin bazıları ise göz küresini delerek kalıcı görme kaybına neden olabilmektedirler.</p>
<p>Büyük nesneler ise göze veya yüze  çarparak künt göz veya göz çevresi yaralanmalarına neden olabilir.</p>
<p>Endüstriyel kimyasallar veya temizlik ürünleri ise bir veya iki göze birden sıcrayarak gözlerde kalıcı hasara neden olabilen kimyasal yanıklara neden olabilmektedirler.</p>
<p>Gözde termal yanıklar da sıklıkla karşılaşılan ış kazalarındandır.  Kaynakçılar veya onların yardımciları ise kornea yanıkları ile sonuçlanan UV radyasyona maruz kalmaktadırlar.</p>
<p>Sık karşılaşılan göz yaralanmaları dısında, özellikle sağlık ve laboratuvar çalışanları, temizlik işcileri ve hayvanlar ile ilgilenen işçiler için göz yüzeyine bulaşma yolu ile enfeksiyon kapma riskleri mevcuttur.</p>
<p>Bu bulaşmalar, göze kan veya enfekte sıvı sıçraması veya bulaşık ellerin göz ile teması sonucu gelişebilmektedir.</p>
<p>Bu bulaşmalar geçici bir konjonktivite neden olabileceği gibi HIV, Hepatit B veya kuş gribi gibi cok daha ciddi enfeksiyonlara da neden olabilmektedirler.</p>
<p>Bu nedenlerle, çalışma ortamında göz kazalarının ve enfeksiyon bulaşımının önlenmesi için gerekli endüstriyel tedbirler alınarak düzenlemeler yapılmalıdır.</p>
<p>Kişisel göz koruması için koruyucu gözlükler, güvenlik maskeleri, yüz maskeleri veya kafa maskeleri kullanılabilir.</p>
<p>Gerekli yöntemin seçiminde işin risk doğası, kullanılan diğer güvenlik malzemeleri ve kişinin görsel ihtiyaçları dikkate alınmalıdır.</p>
<p>Kullanılan yöntem hem ışçi için rahat olmalı, hem de kişiye yeterli görüş keskinliği ile yan görüş alanı sağlamalıdır.</p>
<p>Bu şekilde, risk değerlendirmesi ile kullanılacak göz koruma yöntemine karar vermek sağlıklı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://umitbeden.com/is-guvenligi-ve-goz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Trikiazis (Trikiyazis &#8211; Göze Kirpik Dönmesi)</title>
		<link>https://umitbeden.com/trikiazis-trikiyazis-goze-kirpik-donmesi/</link>
				<comments>https://umitbeden.com/trikiazis-trikiyazis-goze-kirpik-donmesi/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 16 Jul 2013 08:32:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ümit Beden]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.umitbeden.com/?p=161</guid>
				<description><![CDATA[Kirpiklerin göze dönmesi ve göz yüzeyini tahriş etmesi trikiazis (trikiyazis) olarak bilinir]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Normal yerlerinde  olan kirpiklerin göze dönük olmasına trikiazis (trikiyazis) denilir.</p>
<p>Normal yerindeki kirpiklerde sorun yok iken, arkada göze doğru ayrı bir sıra kirpik oluşmasına ise distikiazis (distikiyazis) denilir.</p>
<p>Bu kirpikler sürekli gözün saydam tabakasını tahriş ederek kornea ülserine ve enfeksiyonuna neden olurlar.</p>
<p>Trikiazis nedenleri arasında sayabilecğimiz etkenler, göz kapağı enfeksiyonları, trahom, bazı cilt hastalıkları, atopik nedenler, termal ve kimyasal yanıklar ile cerrahi veya mekanik travmalardır.</p>
<p>Trikiyazisin tedavisinde, altta yatan sebebin giderilmesi önemlidir. Ayrıca, korneaya temas eden kirpiklerin kalıcı olarak yok edilmesi tedavinin esas kuralıdır.</p>
<p>Bazı durumlarda, kapak şekil bozuklukları trikiazise eşlik edebilir. Kapak kenarı şekil bozukluğu varlığında önce bunun düzeltilmesi faydalı olacaktır</p>
<p>Trikiazis bulunan hastalarda, hasta konforu ve kornea koruması için tedaviye kadar kontakt lens kullanımı gerekebilir. Bu uygulama, kirpiklerin korneayı tahriş etmesini engelleyecektir.</p>
<p>Korneada oluşan tahrişin giderilmesi ve enfeksiyon gelişiminin önlenmesi için ise damla tedavisi gerekli olacaktır. Bunun için, antibiyotik ve suni gözyaşı kullanımı gereklidir</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kalıcı tedavi yöntemleri</strong></p>
<p>Epilasyon (kirpiklerin tek tek çekilerek alınması)</p>
<p>Kryoterapi (dondorma tedavisi)</p>
<p>Lazer ile kirpik yakılması</p>
<p>Elektrolizis (kirpik köklerinin elektrik akımı ile yok edilmesi)</p>
<p>Diyatermi (radyofrekans)</p>
<p>Cerrahi müdahale</p>
<p>Bu tedavi yöntemleri, hastanın durumuna göre tek başına veya birbirleri ile birleştirilerek uygulanabilir</p>
<p><a href="http://umitbeden.com">Prof. Dr. Ümit Beden</a></p>
<p><a href="http://umitbeden.com">Oküloplastik ve Orbital Cerrahi</a></p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://umitbeden.com/trikiazis-trikiyazis-goze-kirpik-donmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>41</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Güneş Gözlügü Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?</title>
		<link>https://umitbeden.com/gunes-gozlugu-alirken-nelere-dikkat-etmeliyiz/</link>
				<comments>https://umitbeden.com/gunes-gozlugu-alirken-nelere-dikkat-etmeliyiz/#comments</comments>
				<pubDate>Sat, 18 May 2013 17:46:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ümit Beden]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.umitbeden.com/?p=156</guid>
				<description><![CDATA[Güneş gözlükleri göz sağlığımız açısından çok önemlidir. Gerek güneşin zararlı ışınlarından korunmak, gerekse havadaki parcacıklardan gözü korumak ve göz yorgunluğunu azaltmak açısından, güneş gözlüklerinin göz sağlıgımız açısından önemi yadsınamaz bir gerçektir.  Bununla birlikte, bir çok tüketici güneş gözlüğü seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilmemektedir.  Yeni bir güneş gözlügü almayı planlıyorsanız bilmeniz gereken bazı gerçekler vardır. [...]]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş gözlükleri göz sağlığımız açısından çok önemlidir. Gerek güneşin zararlı ışınlarından korunmak, gerekse havadaki parcacıklardan gözü korumak ve göz yorgunluğunu azaltmak açısından, güneş gözlüklerinin göz sağlıgımız açısından önemi yadsınamaz bir gerçektir.  Bununla birlikte, bir çok tüketici güneş gözlüğü seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilmemektedir.  Yeni bir güneş gözlügü almayı planlıyorsanız bilmeniz gereken bazı gerçekler vardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Güneş gözlüğü seçimindeki en önemli kriterlerden birisi, yeterli UV filtrasyonudur. Güneşten gelen ultraviyole (morötesi) ısınlar kanser oluşumundan sarı nokta hastalıklarına, katarakt oluşumundan göz allerjilerine kadar bir çok hastalıgın en önemli sebepleri arasındadır.  Bu nedenle, alacağınız güneş gözlüğünün mümkün olan en fazla UV filtrasyonunu sağladığından emin olun. Mümkün ise %100 UV filtrasyonu sağlayan camları tercih edin. Ayrıca, UVB ışınlarının göz ve cilt açısından daha zararlı olduklarını, insan gözünün UVA ışınlarını zaten iyi filtrelediğini unutmayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gözlük camının rengini seçerken bunun görüntü kalitesi, contrast algılama ve göze ulaşacak ışık miktarı üzerindeki etkilerini bilmeniz gerekir. Kahverengi, gri ve yeşil camlar nötral renkli camlardır. Bu camlar tüm ısık miktarını eşit olarak azaltırlar ve renk oranlarını değiştirmezler. Bu nedenle parlak ışık ortamında faydalıdırlar. Sarı, kehribar ve altın renkli camlar ise ışık miktarını çok azaltmazlar fakat  havadakı ısık saçılımını azaltarak mükemmel derinlik hissi sağlarlar. Bu nedenle, kayak ve avcılık  sporları açısından avantajlıdırlar. Gül ve kırmızı renkli camlar ise, dünyayı daha parlak gösterirler ve kontrastı arttırırlar. Bu nedenle, düşük ışıklı ortamda ve bulutlu havalarda kayak yaparken ve araç kullanırken daha avantajlıdırlar. Bu camlar ayrıca mavi ve yeşil zeminli görüntülerde kontrastı ve netliği arttırdıkları için gece sürüşünde ve doğa sporlarında avantajlıdırlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Polarize camlar ışığın polarizasyon özelliğinden yararlanarak büyük avantaj sağlayabilirler. Özellikle ışığın yatay plarizasyonunu keserek çok daha net bir görüş sağlayan polarize camlar, görüş netliğini arttırarak ve göz yorgunluğunu azaltarak, su sporlarında ve araç kullanımında büyük kolaylık sağlarlar. Ucuz polarize filtreler, cam üzerine yapıştırılan film tabakası şeklinde iken, daha yeni likid formdaki filtreler, maliyet artışının yanında cam ile yapıstırıcı kullanmaksızın birleştirilerek daha net görüş sağlayabilmektedirler. Bir dezavantaj olarak, polarize camların araç ön camları ile etkileştiklerini ve LCD ekran netlığıni kötü etkileyebildiklerini unutmamak gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Lens (cam) kaplamaları, gözlük fiyatının en önemli belirleyicilerindendir. Bu tür kaplamalar arasında başlıca, hidrofobik su tutmayan kaplamalar, çizilmeyi önleyen kaplamalar, antirefle kaplamalar ve buharlanmayı önleyen kaplamalar sayılabilir. Alacağınız camın ne tür kaplamalarla donatıldığını bilmeniz fiyat kıyaslaması açısından doğru olacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mineral camlar örganik camlardan daha ağırdırlar ve daha kolay kırılırlar, fakat organik camlar kadar kolay çizilmezler optik görüntü kaliteleri organik camlardan daha iyidir. Polikarbonat camlar ise kırılmaya dayanıklı fakat ekonomik açıdan maliyetlidirler. Akrilik camlar ekonomik acıdan daha uygun olduğu halde, çizilmeye ve optik görüntü kalitesini kısa sürede kaybetmeye daha yatkındırlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gözlüğünüzü aldıktan sonra, kullanım ömrünü uzatmak için de bazı şeylere dikkat etmeniz gerekir. Cam temizliği için mikrobiber kumaşların kullanımı, camlar kuru iken çok fazla silinmemesi, temizliyici olarak sprey veya sade su kullanımı ve gözlüğün sert kutularda muhafaza edilmesi bu detayların bazılarıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://umitbeden.com">Prof. Dr. Ümit Beden</a></p>
<p><a href="http://umitbeden.com">Oküloplastik ve Orbital Cerrahi</a></p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://umitbeden.com/gunes-gozlugu-alirken-nelere-dikkat-etmeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Oküloplastik Cerrahi</title>
		<link>https://umitbeden.com/okuloplastik-cerrahi/</link>
				<comments>https://umitbeden.com/okuloplastik-cerrahi/#comments</comments>
				<pubDate>Tue, 28 Aug 2012 05:42:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ümit Beden]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.umitbeden.com/?p=134</guid>
				<description><![CDATA[Oküloplastik cerrahi nedir Oküloplastik cerrahi (oftalmik plastik ve rekonstrüktif cerrahi), oftalmolojinin (göz sağlığı ve hastalıkları biliminin) bir alt dalıdır. Bu bilim dalı, gözkapağı, gözyaşı sistemi ve orbita hastalıklarının (gözü çevreleyen kemik ve yumuşak dokular) tanı, tedavisi ve protez göz uygulaması ile uğraşır.   Oküloplastik cerrah kimdir Oküloplastik cerrah, bir göz hastalıkları uzmanı ve cerrahıdır, aynı [...]]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oküloplastik cerrahi nedir</strong></p>
<p>Oküloplastik cerrahi (oftalmik plastik ve rekonstrüktif cerrahi), oftalmolojinin (göz sağlığı ve hastalıkları biliminin) bir alt dalıdır. Bu bilim dalı, gözkapağı, gözyaşı sistemi ve orbita hastalıklarının (gözü çevreleyen kemik ve yumuşak dokular) tanı, tedavisi ve protez göz uygulaması ile uğraşır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Oküloplastik cerrah kimdir</strong></p>
<p>Oküloplastik cerrah, bir göz hastalıkları uzmanı ve cerrahıdır, aynı zamanda göz çevresindeki tüm dokuların hastalıkları ve tedavisi konusunda uzmandır. Genel oftalmoloji eğitimine ek olarak oküloplastik cerrahi konusunda eğitim görmüştür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Oküloplastik cerrahların ilgi alanına giren hastalıklar şu şekilde sıralanabilir</p>
<p>Göz kapakları estetiği ve hastalıkları</p>
<p>Yüz felci (alın, kaş, yanak) sonucu gelişen göz problemleri</p>
<p>Gözyaşı Kanalı tıkanıklıkları ve diğer hastalıkları</p>
<p>Orbita (Göz çukuru) hastalıkları</p>
<p>Guatra bağlı gelişen göz hastalığı</p>
<p>Gözün kaybı sonrası protez göz uygulamaları</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göz kapaklarının önemi ve hastalıkları</strong></p>
<p>Göz kapakları görmenin devamı için gerekli ince, narin ve karmaşık dokulardır. Temel işlevleri, gözü korumak ve gözyaşının gözün yüzeysel tabakasına dağılmasını sağlamaktır. Görünüm açısından göz kapaklarının şekil ve büyüklükleri, duruşu önem taşır. Göz kapaklarının şekil, işlev ve görünüşüyle ilgili bozukluklar doğuştan olabilir veya çeşitli nedenlerle sonraki yıllarda gelişebilir. Şekil bozukluğunun tedavisi, işlevsel veya estetik (görünüş nedenli) amaçlı olabilir. Buı alandaki sorunlar şunlardır:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sarkık Göz Kapakları ve Göz Altı Torbaları</p>
<p>Gözkapaklarının İstemsiz Sıkılması (Blefarospazm)</p>
<p>Kapak Düşüklüğü (Ptozis)</p>
<p>Göz Kapaklarının Dışa Dönmesi (Ektropion)</p>
<p>Göz Kapaklarının İçe Dönmesi (Entropion)</p>
<p>Göz Kapaklarının Çok Açık Olması (Kapak Retraksiyonu)</p>
<p>Gözkapağı Yaralanması</p>
<p>Gözkapağı Kanserleri</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yüz felci ve tedavisi</strong></p>
<p>Yüz felci yüz kaslarını kontrol eden sinirde çeşitli nedenlerle oluşan hasar sonucu yüz kaslarının felç olmasıdır. Göz kapaklarının felç olması gözlerin kapatılamamasına neden olur. Özellikle alt göz kapağı yer çekimi etkisi ile sarkar ve dışa döner. Yanağın da aşağı doğru sarkması göz kapağındaki problemi arttıracaktır. Akabinde göz yaşı dağıtımında bozulma ile gözde kuruluk, enfeksiyon ve tahriş meydana gelir. Kaşların düşmesi de üst göz kapağının açılmasını engelleyecek kadar şiddetli olabilir. Bu tür hastalarda planlı bir yaklaşım ile kapakların açık kalması, alt kapağın dışa dönmesi, yanak ve kaşın sarkması gibi problemlere yönelik kombine cerrahiler uygulanırken gözlerdeki kurumanın ve enfeksiyonun önlenmesi amacı ile ilaç tedavisi verilir. Cerrahilerin sebebi fonksiyonel olabileceği gibi estetik amaçlı da olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Gözyaşı sisteminin hastalıklarından da bahsedermisiniz</strong></p>
<p>Göz sağlığı için gözün ıslak olması gerekir. Gözyaşı göz çevresindeki gözyaşı bezlerinden salgılanır. Bu bezlerden en önemlisi, gözün üst-dış kısmında göz kapağının altında bulunan ana gözyaşı bezidir. Her göz kırpmada gözyaşı gözün yüzeysel tabakalarına yayılır ve aynı zamanda buruna yakın alt ve üst kapakta bulunan küçük deliklerden gözyaşı kanalına pompalanır. Gözyaşı kanalı buruna açılır. Ağlayınca buruna sıvı gelmesinin nedeni bu kanaldır. Bu gözyaşı boşaltım sisteminin herhangi bir yerindeki tıkanıklık ise gözyaşının burun boşluğu yerine, dışarı akmasına sebep olur. Tedavisi için çeşitli yöntemlerle akımı sağlayacak yeni bir yol oluşturulur. Gözyaşı kanalını açmak mümkün olmazsa göz kapağının içinden buruna uzanan yapay bir kanal yapılır. Gözyaşı sistemi hastalıkları oküloplastik cerrahinin konusudur. Bir oküloplastik cerrahi uzmanı sizin durumunuza en uygun tedaviyi saptayacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Gözyaşı kanalı tıkanıklıkları</strong></p>
<p>Gözyaşı bezi yeterli üretim yapıyor ama kanal tıkalı ise gözyaşı yüze doğru akar. Yeni doğanlarda gözyaşının aktığı kanallar kapalı olabilir. Bebeklerde genellikle bu kanalın alt ucunda ince bir zar şeklinde tıkanıklık mevcuttur. Çoğunlukla birkaç ayda kendiliğinden açılır. Açılmazsa masaj, sondalama, silikon tüp ile entübasyon veya cerrahi olarak en uygun yöntem seçilerek düzeltilmesi gerekir. Yetişkinlerde görülen kanal tıkanıklıklarının tedavisi ise cerrahidir, bu amaçla açık cerrahisi veya bıçak kullanılmadan yapılan lazer cerrahisi uygulanmaktadır</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Orbita hastalıkları nelerdir</strong></p>
<p>Orbita gözü çevreleyen kemik ve yumuşak dokulardır. Pek çok hastalık orbitayı etkileyebilir. Enfeksiyonlar, travma, tümörler, damar hastalıkları bunlardan bazılarıdır. Göz küresi etrafında ve/veya arkasında genişleyen dokular nedeniyle göz küresi yer değiştirir, hareketlerinde kısıtlılık olabilir. Buna bağlı olarak hasta çift görmeden yakınabilir. Yine göz küresinde dışa doğru büyüme görülebilir. Görme sinirini harap eden orbital hastalıklar görmenin kaybına neden olabilirler.  Orbita çok dar bir boşluk olduğu için burada oluşacak tümörler gözün fonksiyonlarını tehdit edebilirler. Bölgenin enfeksiyonları da beyin komşuluğu nedeni ile tehlikelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Tiroidle ilişkili göz hastalığı nedir</strong></p>
<p>Bu hastalıkta hem tiroid bezi hem de göz çevresindeki dokular (orbita) etkilenir. Tipik bir hastada tiroid bezi büyür (guatr), kanda tiroid hormonları artar ve gözler ile orbitada inflamasyon oluşur. Özellikle göz kapakları bu hastalıktan çok etkilenir. En belirgin bulgusu gözün dışarı doğru çıkması ve kapakların normalden fazla açılmasıdır. Gözün öne çıkmasının nedeni göz kaslarının kalınlaşması ve göz çevresindeki yağ dokusunun artmasıdır. Göz kaslarının tutulması nedeni ile göz hareketleri kısıtlanabilir ve hasta çift görebilir. İleri durumlarda göz siniri üstündeki aşırı basınç nedeniyle görmede azalma meydana gelebilir. Bu hastalık çeşitli ilaçlar ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilir. Kontrol edilmediği takdirde gözü ve görme yeteneğini tehdit edebilir. Hastalığın erken dönemlerinde ilaç tedavileri ön plandayken geç ve sakin dönemlerde şekil bozukluklarının düzeltilmesi için ameliyatlara başvurulur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Protez göz uygulaması</strong></p>
<p>Yaralanma, tümörler veya başka göz hastalıkları, göz içi dokuların boşaltılması veya gözün tamamen alınmasını gerektirebilir. Bu, psikolojik açıdan alışılması zor bir durumdur. Diğer gözle eş renk ve büyüklükte uyumlu hareket edebilen yapay bir göz (protez) bu durumu kolaylaştırabilir. Günümüzde yıllar önce gözü alınan hastalara dahi hareketli göz protezleri uygulanabilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://umitbeden.com">Prof. Dr. Ümit Beden</a></p>
<p><a href="http://umitbeden.com">Oküloplastik ve Orbital Cerrahi</a></p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://umitbeden.com/okuloplastik-cerrahi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>33</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Protez Göz (Takma Göz)</title>
		<link>https://umitbeden.com/protez-goz-takma-goz/</link>
				<comments>https://umitbeden.com/protez-goz-takma-goz/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 13 Oct 2011 06:02:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ümit Beden]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[göz protezi]]></category>
		<category><![CDATA[hareketli]]></category>
		<category><![CDATA[hareketli göz protezi]]></category>
		<category><![CDATA[protez göz]]></category>
		<category><![CDATA[protezi]]></category>
		<category><![CDATA[takma]]></category>
		<category><![CDATA[takma göz]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.umitbeden.com/?p=42</guid>
				<description><![CDATA[ Protez göz (takma göz) nedir? Gözü doğuştan olmayan veya cerrahi olarak alınmış olan hastalara kozmetik amaçla uygulanan protezlerdir. Bu protezlerin görme fonksiyonuna katkısı yoktur.   Protez göz takılmasının aşamaları nelerdir? Öncelikle göz yuvasının proteze hazırlanması gereklidir. Bunun için gözün alınması esnasında göz yerine bir bilye yerleştirilir. Birkaç hafta sonra göz protezi için göz yuvasının kalıbı [...]]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Protez göz (takma göz) nedir?</strong></p>
<p>Gözü doğuştan olmayan veya cerrahi olarak alınmış olan hastalara kozmetik amaçla uygulanan protezlerdir. Bu protezlerin görme fonksiyonuna katkısı yoktur.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Protez göz takılmasının aşamaları nelerdir?</strong></p>
<p>Öncelikle göz yuvasının proteze hazırlanması gereklidir. Bunun için gözün alınması esnasında göz yerine bir bilye yerleştirilir. Birkaç hafta sonra göz protezi için göz yuvasının kalıbı alınarak protez hazırlanır. Ardından, protez göz, göz yuvasına yerleştirilir ve protezin duruşuna göre üzerindeki son rötuşlar yapılır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Protezin hazırlanması ne kadar sürmektedir</strong></p>
<p>Göz yuvasının kalıbı alındıktan sonra, birkaç gün içinde protez göz hazırlanır. Bu aşamadan sonra protez son halini alana kadar birkaç kez randevulu olarak protez uygulamasına gelmek gerekli olabilir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Göz alınmadan da göz protezi uygulanabilir mi?</strong></p>
<p>Göz protezleri kimi durumlarda da göz alınmadan uygulanır. Normalden küçük olan (fitizik) gözlerde, protez kişinin kendi gözünün üstün yerleştirilebilir. Bu uygulamanın uygun olup olmadığına göz doktoru tarafından karar verilmelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Doğuştan gözü olmayanlarda da göz protezi takılabilir mi?</strong></p>
<p>Doğuştan gözün olmaması veya gözün çok küçük olması (görme fonksiyonu yok ise) protez takmayı özellikle gerektirir. Bu hastalarda göz hacmi eksik olduğu için yüz kemiklerinin gelişimi eksik kalabilir. Bu nedenle bu hastalara zaman kaybedilmeden protez takılmalı ve bu protezler düzenli aralıklar ile daha büyüğü ile değiştirilerek simetrik yüz gelişimi sağlanmaya çalışılmalıdır</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Gözler cerrahi olarak niçin alınır?</strong></p>
<p>Farklı nedenler ile gözlerin alınması gerekebilir. Bunlar arsında sayılabilecek nedenler şunlardır: Kazalar (kimyasal, ısı, mekanik), doğumsal bozukluklar, enfeksiyonlar, kanserler ve görme fonksiyonunu kaybetmiş ağrılı göz tansiyonu olguları.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göz protezleri ameliyat ile mi takılır</strong></p>
<p>Protezin kendisinin takılması için ameliyata gerek yoktur, fakat öncesinde göz çukuruna hacim ve hareket sağlayan bir bilyenin konulmuş olması gerekir. Gözün alınması esnasında hacim kaybının telafisi için gözün yerine bilye konulur. Bu bilye üzeri doku ile örtülen ve konulduğu yerde sürekli kalacak olan bilyedir. Göz protezi ise, daha sonraki süreçte (2-4 hafta), göz yuvasına takılıp çıkarılabilir. Protez takılması ve çıkarılması sırasında fazla bir ağrı duyulmayacak, sadece kapaklarda biraz gerilme hissedilecektir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kaç çeşit göz alınma operasyonu vardır?</strong></p>
<p>Cerrahi tekniklerin değişebilmesine karşılık, esas olarak üç farklı cerrahi yöntem mevcuttur</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">1. Eviserasyon:</span> Bu operasyon ile göz küresinin beyaz kılıfı yerinde bırakılarak gözün içi boşaltılır. Bu boşluğa hacim sağlaması için bilye (sfer) yerleştirilerek gözün beyaz kılıfı kapatılır</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">2. Enükleasyon:</span> Bu operasyonda, göz küresi beyaz kılıfı ile birlikte komple çıkarılır. Gözü oynatan kaslar ve göz çevresindeki yağ dokusu ise yerinde bırakılır. Bu operasyonda da göz kasları, gözün yerine yerleştirilen bilyeye dikilerek kürenin hareketi sağlanır</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">3. Ekzanterasyon:</span> Bu operasyonda, göz küresi, göz kapakları ve göz çevresindeki diğer dokuların hepsi (kaş ile yanak arası dokuların tümü) alınır. Bu operasyon daha çok göz çevresindeki tehlikeli tümörler için uygulanmaktadır</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Gözün alınmasından sonra göz içine veya yerine konulan bilyenin fonksiyonu nedir</strong></p>
<p>Gözün alınması, göz çukurunda bir hacim kaybına neden olur. Buraya yerleştirilen bilyenin amacı, bu hacim kaybının telafi edilmesi ve iyi bir protez hareketi için göz yuvasının hazır hale getirilmesidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göz alındıktan sonra yerine yerleştirilen bilyenin özellikleri nelerdir</strong></p>
<p>Gözün yerine yerleştirilen bilye, ileride kullanılacak protez açısından son derece önemlidir. Bu bilyeler silikon, plastik, akrilik veya vücut ile bütünleşebilen farklı maddelerden imal edilebilirler. Bilyenin çevre dokularla olan uyumu ve hareket yeteneği, üzerine konulacak protezin görüntüsünü ve hareketlerini direkt olarak etkileyecektir. Bu aşamada, kaliteli bilyelerin ve uygun cerrahi tekniklerin kullanılması, protez ile alınacak kozmetik sonuç için son derece önemlidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Gözün yerine konulan bilyelerin hangi yapıda olması tercih edilir</strong></p>
<p>Günümüzde daha çok içerisine damar ve doku gelişimine izin veren biyointegrasyon özelliği bulunan poröz (delikli) yapıdaki bilyeler tercih edilmektedir. Bu tür bilyelerin en önemli avantajları, hafif olmaları nedeni ile yıllar içinde yanağa doğru çökmemeleri ve içlerine damar ve doku yürümesine izin vermeleri nedeni ile daha iyi bir protez hareketi sağlamalarıdır</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göz protezinin yapısı nedir</strong></p>
<p>Göz protezleri akrilik yapıdadır. Bu madde cam benzeri bir madde olup, nispeten daha hafif ve kırılmayan bir maddedir</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göz protezleri kişinin gözüne göre mi yapılmalıdır, hazır protezleri kullanmanın bir zararı var mıdır?</strong></p>
<p>Protezin kişinin gözüne göre yapılması daha sağlıklıdır. Bunun nedeni, hem protez renginin diğer gözün rengine uygun işlenmesi, hem de protez şeklinin kişinin göz yuvasının kalıbı alınarak ve göz kapaklarının yapısına uygun olarak hazırlanmasıdır. Bu durumda protezin görünümü ve hareketleri diğer göze daha uyumlu olacaktır ve ağrı ile rahatsızlık vermeyecektir. Ek olarak, kişiye göre hazırlanan protezlerin yapısı ve malzemesi, çapaklanma ve alerji oluşumu açısından hazır protezlere göre daha güvenlidir, kırılmaya daha dayanıklıdır ve kullanım ömrü daha uzundur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göze uygun olmayan protez kullanımının zararları var mıdır?</strong></p>
<p>Göz yuvasına ve diğer gözün görünümüne uygun olmayan protezler, kozmetik olarak iyi görünmediği için tercih edilmemelidirler. Göz yuvasında daha büyük protezlerin takılması, kapaklarda gerilmeye ve özellikle alt göz kapağında şekil bozukluğuna (ektropiona) neden olabilirler. Küçük protezlerin takılması ise, göz yuvasında zamanla küçülmeye ve uygun protezin takılamamasına neden olabilir. Ayrıca küçük protezler, üst göz kapağının düşmesine ve kozmetik sorunlara da neden olabilirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hareketli göz protezlerinin hareketleri diğer göz ile aynı oranda mıdır?</strong></p>
<p>Protezin hareketleri ideal şartlarda diğer gözün hareketlerine yakındır. Bunu etkileyen birçok faktör vardır. Bunlar; göz kaslarının durumu, gözün alındığı ameliyatın özellikleri, gözün yerine konulan bilyenin özellikleri, göz yuvasının durumu, bilye üzerine peg (vida) takılıp takılmadığı ve kullanılan protezin kişiye özel yapılıp yapılmadığıdır. Göz kaslarının iyi çalıştığı ve gözün yerine konulan bilyenin iyi hareket ettiği, göz yuvasının uygun olduğu, bilyeye peg takılabildiği ve kişiye özel protez hazırlandığı hastalarda iyi bir protez hareketi sağlamak mümkündür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bilyeye peg takılması nedir, hangi aşamada uygulanır?</strong></p>
<p>Vücut ile bütünleşen bilyelerin kullanılmış olduğu olgularda, yaklaşık olarak ilk ameliyattan 6 ay sonra, bilyenin damarlanmasının iyi olduğunun film ile gösterilmesinin ardından bu bilyeye peg (vida) takılabilir. Ardından, göz protezi bu vidaya tutturulur. Peg sayesinde, bilyenin hareketleri direkt olarak proteze iletileceği için protez hareketleri daha iyi olacaktır</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Her hastaya peg takılabilir mi?</strong></p>
<p>Peg takabilmek için, göz çukuruna yerleştirilmiş olan bilyenin, içerisine damar ve doku ilerlemesine olanak sağlayan cinste (Hidroksiapatit, biyoseramik, poröz polietilen) olması gereklidir. Silikon veya akrilik yapıdaki bilyelerin üzerine peg takmak mümkün değildir</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Peg takılmasının dezavantajı var mıdır?</strong></p>
<p>Peg taklması, kozmetik olarak iyi bir sonuç alınmasını sağlasa da, ikinci bir cerrahi gerektiriyor olması ve maliyeti gibi dezavantajları vardır. Bunların yanında, peg takılmasını takiben enfeksiyon, bilyede açılma ve sürekli çapaklanma gibi problemlerin gelişme ihtimali vardır. Bu nedenlerle, peg takılması kararını doktor ve hastanın ortaklaşa almaları gereklidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göz protezinin her gün çıkartılıp takılması gerekli midir?</strong></p>
<p>Protezin günlük olarak gözden çıkarılması Gerekli değildir. Aksine, protezin bir süreliğine bile çıkarılması göz yuvasında daralmaya neden olabilir. Bu nedenle protez, gece de dahil olmak üzere gözden hiç çıkarılmamalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göz protezlerinin takıp çıkarılması zor mudur?</strong></p>
<p>Göz protezleri birçok insan tarafından kolaylıkla çıkartılıp takılabilir. Yine de bu işlem sırasında, size doktorunuz tarafından tavsiye edildiği gibi çıkartıp takılması ve göz kapaklarının zorlanmaması önemlidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göz protezleri nasıl takılır?</strong></p>
<p>Ellerinizi yağ, losyon ya da parfüm içermeyen bir sabunla yıkayıp bol su ile duruladıktan sonra pamukçuk bırakmayan bir havlu ile kurulayınız. Bir aynanın karşısına geçiniz. Başınızı öne eğerek aynaya doğru bakınız. Protezi takmak için önce alt göz kapağınızı bir elinizle aşağıya doğru çekerken, diğer elinizle protezinizi uygun şekilde yuvaya öncelikle üst kısmı girecek şekilde yerleştiriniz. Protezinizin üst kısmının yerleştiğinden emin olduktan sonra alt göz kapağınızı yavaşça bırakınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göz protezleri nasıl çıkarılır?</strong></p>
<p>Ellerinizi yağ, losyon ya da parfüm içermeyen bir sabunla yıkayıp bol su ile duruladıktan sonra pamukçuk bırakmayan bir havlu ile kurulayınız. Bir aynanın karşısına geçiniz. Başınızı öne eğerek aynaya doğru bakınız. Alt göz kapağınızı aşağıya doğru nazikçe çekiniz. Protezinizin alt kenarının aşağıya doğru kaymasını sağlayarak işaret parmağınızı protez altına doğru hafifçe itiniz. Proteziniz kolaylıkla çıkacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Protez kullanımında püf noktaları</strong></p>
<p>Protezinizi ilk taktığınızda batma ve rahatsızlık hissi olabilir. Bu problemler birkaç saat ile birkaç gün içerisinde geçecektir</p>
<p>Protezin çıkarıldığı durumlarda protezi takarken hijyen kurallarına uymak gereklidir.</p>
<p>Protezin bakımı için alkol veya kimyasal çözücüler kullanılmamalıdır. Bebe şampuanı veya kaynatılmış tuzlu su bu işlem için daha güvenlidir</p>
<p>Protez kullanırken suni gözyaşı kullanımı oldukça faydalıdır</p>
<p>Protez kullanırken bir miktar çapaklanma oluşabilir. Bunlar ıslak pamuk veya göz mendilleri ile temizlenebilir.</p>
<p>Çapaklanmanın aşırı olduğu olgularda mutlaka göz kontrolüne gidilmelidir</p>
<p>Göz protezi kullanan hastaların kırılmaz camdan (polikarbonat) bir gözlük kullanması faydalıdır. Bu uygulama diğer gözün korunması için de önemlidir</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Prof. Dr. Ümit Beden</p>
<p>Göz Hastalıkları Uzmanı</p>
<p>Oküloplastik ve Orbital Cerrahi</p>
<p>www.umitbeden.com</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://umitbeden.com/protez-goz-takma-goz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>641</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Entropion</title>
		<link>https://umitbeden.com/entropion/</link>
				<comments>https://umitbeden.com/entropion/#comments</comments>
				<pubDate>Mon, 22 Aug 2011 13:02:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ümit Beden]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[entropion]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[göz kapağı]]></category>
		<category><![CDATA[içe dönme]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.umitbeden.com/?p=29</guid>
				<description><![CDATA[Entropion Entropion göz kapaklarının ıçe (göze doğru) dönmesidir. Genellikle alt kapakta görülür. Bu durumda göz yüzeyine (özellikle korneaya) temas eden cilt dokusu ve kirpikler burada harabiyete ve enfeksiyona yol açarlar. Bu nedenle görme kaybına da neden olabilen entropion cerrahi olarak düzeltilmesi gereken bir hastalıktır. Entropionun belirtileri nelerdir? Gözde batışma ve ağrı Sulanma Enfeksiyon ve çapaklanma [...]]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Entropion</strong><br />
Entropion göz kapaklarının ıçe (göze doğru) dönmesidir. Genellikle alt kapakta görülür. Bu durumda göz yüzeyine (özellikle korneaya) temas eden cilt dokusu ve kirpikler burada harabiyete ve enfeksiyona yol açarlar. Bu nedenle görme kaybına da neden olabilen entropion cerrahi olarak düzeltilmesi gereken bir hastalıktır.</p>
<p><strong>Entropionun belirtileri nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Gözde batışma ve ağrı</li>
<li>Sulanma</li>
<li>Enfeksiyon ve çapaklanma</li>
<li>Tedavi edilmediği takdirde korne hasarı gelişeceğinden dolayı görme kalıcı olarak etkilenebilir.</li>
</ul>
<p><strong>Entropionun sebebi nedir?</strong><br />
Entropion, doğuştan (gelişimsel) olabileceği gibi, sonardan da ortaya çıkabilir. Sonradan ortaya çıkan entropion genellikle yaşın ilerlemesi sonucunda göz çevresindeki dokuların zayıflaması nedeni ile oluşur. Göz kapaklarındaki gerginliğin kaybolamsı sonucunda bu tür olgularda, tıpkı bir gevşek tenis filesi gibi, göz kapakları göze veya dışarı doğru dönebilmektedir.<br />
Entropion, ayrıca bazı göz yaralanmaları veya göz enfeksiyonları nedeniyle de ortaya çıkabilir. Özellikle trahom enfeksiyonu dünya üzerinde entropiona ve görme kaybına neden olan en sık enfeksiyondur. Göz kapaklarında nedbe dokusu bırakan yaralanmalar ile bazı cerrahi uygulamalar da (tümör alınması gibi) göz kapaklarının göze doğru veya dışarı doğru çekilmesine neden olabilir.</p>
<p><strong>Entropionun tedavisi nedir?</strong><br />
Entropionun kalıcı tedavisi cerrahidir. Ameliyata kadar geçen süre içerisinde korneanın korunması amacı ile suni gözyaşları ve bazen kirpiklerin korneaya değmesini engellemek için kontakt lens tedavisi uygulanabilir. Yine geçici bir yöntem olarak alt göz kapağının yanağa bant ile yapıştırılmsı da kirpiklerin korneaya değmesini önleyebilecektir.</p>
<p>Cerrahi tedavi, genellikle oküloplastik cerrahi uygulaması ile giderilir. Özellikle göz kapakları konusunda uzmanlaşmış olan ve aslen bir göz hastalıkları uzmanı olan oküloplastik cerrahi uzmanları, bu tür olguların tedavisinde, muayene bulgularına bağlı olarak değişebilen çok farklı cerrahi yöntemler uygalayabilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://umitbeden.com/entropion/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Ptozis</title>
		<link>https://umitbeden.com/ptozis/</link>
				<comments>https://umitbeden.com/ptozis/#comments</comments>
				<pubDate>Mon, 22 Aug 2011 12:56:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ümit Beden]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[blefaroptozis]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[kapak]]></category>
		<category><![CDATA[kapak düşüklüğü]]></category>
		<category><![CDATA[oküloplastik]]></category>
		<category><![CDATA[ptozis]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tembellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.umitbeden.com/?p=25</guid>
				<description><![CDATA[Ptozis nedir? Ptozis üst göz kapağının normal yerinden daha aşağıda olmasıdır. Ptozisin sebepleri nelerdir? Ptozis doğuştan olabileceği gibi, sonradan da ortaya çıkabilir. Doğuştan olan ptozis genellikle göz kapağını kaldıran kasın düzgün gelişememesinden kaynaklanır. İleri yaşlarda ortaya çıkan ptozis ise genellikle yaşlılık nedeni ile göz kapağını kaldıran kasın incelerek kapaktan ayrılması nedeni ile oluşur. Bunların yanında [...]]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ptozis nedir?</strong><br />
Ptozis üst göz kapağının normal yerinden daha aşağıda olmasıdır.</p>
<p><strong>Ptozisin sebepleri nelerdir?</strong><br />
Ptozis doğuştan olabileceği gibi, sonradan da ortaya çıkabilir. Doğuştan olan ptozis genellikle göz kapağını kaldıran kasın düzgün gelişememesinden kaynaklanır. İleri yaşlarda ortaya çıkan ptozis ise genellikle yaşlılık nedeni ile göz kapağını kaldıran kasın incelerek kapaktan ayrılması nedeni ile oluşur. Bunların yanında bu kası kontrol eden sinirlerin hasar görmesi veya bazı kas hastalıkları veya yaralanma nedenleri ile de ptozis ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Diğer göz ameliyatlarından sonra ptozis görülebilir mi?</strong><br />
Evet. Diğer göz ameliyatları sırasında gözün açılması için takılan spekulumlar veya yapılan enjeksiyonlar ile bazı müdahalelerden sonra ptozis gelişebilir. Ayrıca üst göz kapağı çevresine yapılan Botox® enjeksiyonlarından sonra da geçici ptozis görülebilir.</p>
<p><strong>Ptozis önemli bir sorun mudur, sadece estetik kusur mu oluşturur?</strong><br />
Ptozis doğuştan var ise veya hayatın ilk 10 yılı içerisinde ortaya çıkmışsa kalıcı görme kaybına yol açabilir. Hayatın ilk yıllarında görme kalitesini bozan tüm hastalıklar göz tembelliğine yol açarlar. Bu nedenle doğuştan veya erken yaşlarda ortaya çıkan kapak düşüklüklerinin görmeyi bozup bozmadığının anlaşılması için göz doktoruna başvurulması gerekmektedir. İleri yaşlarda ortaya çıkan kapak düşüklükleri ise göz bebeğini örtüyor ise görme kaybı, örtmüyor ise estetik kusur yaratırlar. Bu olgularda ise kalıcı görme kaybı beklenmez.</p>
<p><strong>Ptozisin tedavisi acil midir?</strong><br />
Ptozis hayatın ilk on yılı içinde mevcutsa ve görmeyi engelleyecek kadar (göz bebeğini örtecek kadar) belirgin ise acilen tedavi edilmelidir. Diğer olgularda ise tedavinin aciliyeti, ptozisin miktarı, görme keskinliği üzerindeki etkisi ve hastanın estetik kaygısı ile orantılıdır.</p>
<p><strong>Ptozis hastaları kime başvurmalıdırlar?</strong><br />
Ptozis hastaları hastalığın ciddiyetinin anlaşılması ve eşlik edebilecek başka hastalıkların incelenmesi açısından (şaşılık, diğer kas hastalıkları, gibi) bir göz doktoruna başvurmalıdırlar. Tedavi gerekliliği ve zamanlaması açısından mutlaka bir göz doktorunun görüşü alınmalıdır. Hastalığın tedavisi de oküloplastik cerrahi ile uğraşan göz doktorları tarafından yapılmaktadır. Ptozis cerrahi konusunda tecrübeli bazı plastik cerrahi uzmanları da ptozis ameliyatlarını yapabilmektedirler.</p>
<p><strong>Ptozis nasıl tedavi edilir?</strong><br />
Ptozis hastalığı çocuk hastalarda göz tembelliğinin önlenmesi için uygulanacak tedavilerin yanında cerrahi olarak düzeltilir. İleri yaşlardaki hastalarda ise sadece cerrahi tedavi uygulanır.</p>
<p><strong>Ptozis cerrahisi kaç türlüdür?</strong><br />
Uygulanacak cerrahi tedavi yöntemi hastaya göre farklılık gösterebilir. Göz kapağını kaldıran kasın fonksiyonlarının iyi olması durumunda bu kasın güçlendirilmesi ameliyatı yapılır. Kas fonksiyonunun zayıf olduğu durumlarda ise kaşı kaldıran kasların gücünden yararlanılır. Bu olgularda, göz kapağı cilt altından kaşı kaldıran kasa asılır. Bu şekilde hasta kaşını kaldırarak göz kapağını kaldırabilir.</p>
<p><strong>Ptozis ameliyatı ne türlü anestezi ile yapılır ve ne kadar sürer?</strong><br />
Ptozis ameliyatı ideal şartlarda lokal anestezi ile yapılır. Ameliyat sırasında hasta-doktor iletişimi ve kapak seviyesin kontrolü oldukça faydalıdır. Bununla birlikte, iletişim kurulamayan hastalar ile çocuk hastalarda lokal anestezi uygulamak mümkün olmayacağı için genel anestezi kullanılır. Ameliyat yaklaşık 30-50 dakika sürer.</p>
<p><strong>Ptozis ameliyatının uygun olmadığı durumlar var mıdır?</strong><br />
Göz kapağının kapanamadığı, göz hareketlerinin olmadığı, göz yüzeyinde kuruluk ve his kusuru olan olgularda göz yüzeyinin korunmasında problemler yaşanabileceği için ptozis düzeltmesi yapılmayabilir veya az düzeltme yapılabilir. Yine kalıcı çift görme oluşabilecek olgularda ptozis düzeltilmeyebilir. Bu hastalarla cerrahiden sonra karşılaşılabilecek sorunlar hakkında detaylı tartışmak ve tedavi kararını hasta ile birlikte almak gerekir.</p>
<p><strong>Ptozis ameliyatından sonra ne gibi problemler ile karşılaşılabilir?</strong><br />
Ptozis ameliyatından sonra az düzeltme, aşırı düzeltme ve kapak şekil bozukluğu gibi nedenlerle ikinci bir cerrahi gerekebilir. Ayrıca estetik sonuçlar iyi olsa da göz kuruluğu gelişebilir. İlave olarak, ameliyattan önce göz kapağını kaldıran kasın fonksiyonunun iyi olmadığı olgularda ameliyat sonrası dönemde aşağı bakış esnasında göz kapağı yukarıda kalabilir. Ptozis ameliyatından sonra karşılaşılacak diğer bir sorun ise uyku esnasında göz kapağının açık kalmasıdır. Tüm bu sorunlar nedeni ile ptozis cerrahisi geçiren hastaların ameliyattan sonra da bir süre göz doktorunun kontrolü altında kalması gereklidir. Yine bu tür problemlerin çoğu ameliyattan önceki göz muayenesi ile tahmin edilebilir ve hastanın ne gibi problemlere hazırlıklı olması gerektiği belirlenebilir.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://umitbeden.com/ptozis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>180</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Guatr ve Göz</title>
		<link>https://umitbeden.com/guatr-ve-goz/</link>
				<comments>https://umitbeden.com/guatr-ve-goz/#comments</comments>
				<pubDate>Sun, 21 Aug 2011 23:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ümit Beden]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[graves]]></category>
		<category><![CDATA[guatr]]></category>
		<category><![CDATA[proptozis]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.umitbeden.com/?p=8</guid>
				<description><![CDATA[Tiroid ile ilişkili göz hastalığı Guatr hastalığında genellikle tiroid bezinde büyüme ile kandaki tiroid hormonlarında artış meydana gelir. Bazı guatr tipleri bağışıklık sistemindeki bozukluklardan kaynaklanmaktadır. Bu tür hastalarda (en sık görüleni Graves hastalığıdır) tiroid bezi ile birlikte göz ve çevre dokular da etkilenebilir. Bu hastalarda tiroid bezinde aşırı çalışma nedeni ile kandaki tiroid hormon seviyesinde [...]]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tiroid ile ilişkili göz hastalığı</strong></p>
<p>Guatr hastalığında genellikle tiroid bezinde büyüme ile kandaki tiroid hormonlarında artış meydana gelir. Bazı guatr tipleri bağışıklık sistemindeki bozukluklardan kaynaklanmaktadır. Bu tür hastalarda (en sık görüleni Graves hastalığıdır) tiroid bezi ile birlikte göz ve çevre dokular da etkilenebilir. Bu hastalarda tiroid bezinde aşırı çalışma nedeni ile kandaki tiroid hormon seviyesinde artış meydana gelmektedir. Göz çevresinde ise özellikle yağ dokusundaki artış ve göz dışı kaslarındaki irileşme nedeni ile gözler öne doğru çıkarak gözlerin olduğundan daha iri görünmesine neden olmaktadır.<br />
Graves hastalarında görülen göz bulguları (Graves oftalmopati) hem kozmetik hem fonksiyonel sorunlar oluşturabilen ve hastanın yaşam kalitesini önemli oranda azaltabilen bir tablodur. Bu tabloda bulgular genellikle altı ana başlık altında toplanmaktadır;<br />
<strong>1. Göz kapağı tutulumu</strong></p>
<p>Graves oftalmopatinin en sık görülen iki belirtisinden biri üst göz kapağının yukarı doğru çekilmesidir. Bunun farklı sebepleri olabilir. Öncelikle kandaki tiroid hormon seviyesindeki artışa bağlı olarak göz kapağını yukarı kaldıran adalenin aşırı çalışması bu belirtinin en önemli sebeplerindendir. Diğer bir sebep ise yine göz kapağını yukarı doğru kaldıran adalenin iltihabi hücreler tarafından istilasına bağlı olarak yapısının bozulmasıdır. Ayrıca Graves hastalarında görülebilen bazı şaşılık türleri ve orbita dekompresyon ameliyatları da üst göz kapağının yukarıya kalkmasına neden olabilir.<br />
<strong>2. Gözlerin öne doğru çıkması (proptozis)</strong></p>
<p>Graves hastalarında en sık ortaya çıkan ikinci göz belirtisi gözlerin öne doğru çıkmasıdır (proptozis). Göz küresinin içinde bulunduğu kemik boşluk göz çukurudur (orbita). Bu kemik çukurun hacmi sabittir ve genişleyemez. Graves oftalmopatide, bağışıklık sisteminden kaynaklanan reaksiyon nedeni ile göz küresi çevresinde ve arkasında bulunan yağ dokusu ile göz hareketlerini sağlayan göz dışı kaslarının hacminde artış meydana gelir. Bu hacim artışı nedeni ile göz çukuru içerisindeki hacim de artmış olur. Bu durumda kemik çukurun esneme-genişleme yeteneği olmadığı için göz küresi öne doğru itilmeye başlar. Bunun neticesinde, alt ve üst göz kapakları birbirinden uzaklaşır ve gözler olduğundan daha iri görünmeye başlar.<br />
Proptozis kozmetik olarak rahatsızlık veren boyutlara ulaşırsa veya gözün saydam tabakasında (kornea) kuruma-tahriş meydana getiriyorsa cerrahi tedavi gerekir. Bu durumda kemik yapıdaki göz çukurunun (orbita) genişletilmesi için orbital dekompresyon cerrahisi uygulanır. Bu tür cerrahilerde kemik dokular alınır ve göz çevresindeki yumuşak dokuların sinüslere doğru fıtıklaşması sağlanır, yani orbital hacim genişletilir.<br />
<strong>3. Yumuşak doku tutulumu</strong></p>
<p>Göz çevresindeki yumuşak doku içerisinde oluşan reaksiyon-inflamasyon, çeşitli belirtilere neden olabilir. Bu belirtiler göz çevresinde ağrı, dolgunluk hissi, kapak torbalanmaları, ışıktan rahatsızlık, kızarıklık ve şişlik gibi yakınmalardır. Yumuşak doku tutulumu genellikle hastalığın aktif olduğu dönemde ortaya çıkar. Bu durum ortalama ilk altı ay içinde görülür. Bununla birlikte bu konuda kesin bir zaman sınırlaması yapmak doğru değildir. Kimi hastalarda bu süre beş yıla kadar uzayabilmektedir. Aktif yumuşak doku tutulumu aynı zamanda hastalığın halen ilerliyor olduğunun da bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu aşamada hastalar kortizon gibi bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlardan fayda görebilirler. Aynı zamanda ışın tedavisi de (radyoterapi) bu aşamada kullanılabilmektedir. Aktif hastalık belirtisi ve yumuşak doku tutulum bulguları olmayan hastalar ise genellikle daha rahattırlar ve şaşılık veya kozmetik sorunlar dışında pek problem yaşamazlar.<br />
<strong>4. Göz dışı adale tutulumu (Şaşılık)</strong></p>
<p>Göz küresini hareket ettiren adaleler de Graves hastalığından etkilenirler. Bu adalelerin içerisinde ve çevresinde oluşan iltihabi reaksiyon, adalelerin genişlemesine ve hareketlerinin bozulmasına neden olur. Bu durumda hastalar çift görmeden ve şaşılıktan yakınırlar. Adalelerdeki genişleme aynı zamanda orbita içerisindeki hacim artışına da katkıda bulunarak proptozisin artmasına neden olur. Göz dışı adale tutulumu olan Graves hastaları hastalığın erken dönemlerinde özellikle sabahları daha belirgin olan çift görme şikayetinden yakınırlar. Gün içerisinde kısa aralıklarla ortaya çıkan ve kalıcı olmayan çift görme yakınmaları genellikle tedavi gerektirmez. Bunun yanında, çift görmenin devamlı olması durumunda hastanın günlük hayatı oldukça etkilenebilmektedir. Bu tür hastalar özel prizmatik gözlüklerden fayda görebilirler. .Hastalığın aktif dönemlerinde daha belirgin olan adale tutulumu zamanla kalıcı şaşılığa neden olabilir. Bu safhada şaşılık tedavisi için cerrahi tedavi gerekir.<br />
<strong>5. Gözdeki saydam tabakanın (kornea) etkilenmesi</strong></p>
<p>Gözün saydam tabakası (kornea) gözyaşı ve göz kapakları tarafından sürekli ıslatılarak korunan bir dokudur. Graves hastalarında propitozis ve göz kapaklarının aşırı açılması nedeni ile korneada kurumalar meydana gelir. Bu durum önemsiz miktarlarda olabileceği gibi hastaları oldukça rahatsız da edebilir. Kornea tabakasının his yoğunluğu oldukça fazladır ve bu dokudaki hasarlar hastalara çok fazla rahatsızlık verebilir. En önemli belirtiler ağrı ve ışıktan rahatsız olma hissidir. Kornea kuruması ileri safhalarda kalıcı görme kaybına sebep olabilecek kadar şiddetli olabilir. Bu nedenle proptozis ve göz kapaklarının aşırı açık olduğu Graves hastalarında suni gözyaşı damlaları ile korneanın sürekli ıslatılması gerekebilir. Bunun yeterli olmadığı durumlarda korneanın daha iyi korunup ıslatılması amacı ile cerrahi tedavi gerekli olabilir.</p>
<p><strong><br />
6. Görme sinirinin etkilenmesi (optik nöropati)</strong></p>
<p>Optik sinir göz ile beyin arasındaki iletişimi sağlayan sinirdir. Bu sinir, göz küresinin arkasından çıkarak göz çukurunun içinden (orbita) geçer ve beyine gider. Özellikle göz dışı kaslarının belirgin olarak genişlediği Graves hastalarında optik sinir göz dışı kasları arasında sıkışabilir. Bu sıkışıklık nedeni ile optik sinirin kanlanması ve beslenmesi bozulabilir. Bu durum optik sinirde hasar gelişmesine neden olur. Erken dönemlerde bu hasar geri dönüşümlü iken zamanla kalıcı hasar meydana gelebilir. Bu hastalar görme kaybından şikayet ederler ve bu durum tiroid ile ilişkili göz hastalığının en acil durumlarından birisidir çünkü kalıcı görme kaybı ile sonuçlanabilir. Bu nedenle Graves hastalarının görme seviyeleri düzenli aralıklarla ölçülmelidir. Optik sinir hasarından şüphelenilen olgularda bilgisayarlı tomografi (CT) veya magnetik rezonans görüntüleme (MRG) filmleri çekilerek orbita boşluğu ve optik sinir değerlendirilmelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>TEDAVİ</strong></p>
<p><strong>1. Hormon seviyeleri</strong></p>
<p>Tiroid ile ilişkili göz hastalığının tedavisi bir ekip işidir. Bu hastalar hem tiroid hormonlarının seviyesinin kontrol altına alınması ve diğer tiroid bezi ilgili gerekli olabilecek tedavilerin yapılabilmesi için bir endokrinoloji uzmanı tarafından takip edilmelidirler. Tiroid hormonlarının normal seviyede tutulması göz hastalığını da olumlu yönde etkileyecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2. Diğer etkenler</strong></p>
<p>Göz hastalığı gelişme ihtimali ve hastalığın şiddeti sigara kullanımı ile artmaktadır. Bu nedenle hastaların sigara kullanıyor ise bırakmaları gereklidir. Hastalar sigara içmese bile sigara içilen ortamda bulunmaları da kendileri için zararlıdır. Bu sebeple hastaların sigara dumanına hiç maruz kalmamaları yani pasif içici de olmamaları gereklidir.</p>
<p>Tiroid ile ilişkili göz hastalığının gelişiminde sigara kadar psikolojik faktörlerin de rolü vardır. Stres altında kalan Graves hastalarında göz hastalığı gelişme riski artmaktadır. Hastaların bu konuda da uyarılmaları gereklidir. Ayrıca Graves hastalığı daha önce de bahsedildiği gibi hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu sıkıntılara kozmetik nedenlerin eklenmesi ve tiroid hormonlarının kendi etkileri ile birlikte bu hastalar psikolojik olarak oldukça hassas hale gelebilmektedirler. Bu yüzden Graves hastalarının tedavi sürecinde psikiyatri uzmanının da bulunması faydalı olabilmektedir.<br />
<strong>3. Göz bulguları</strong></p>
<p>Tüm bu önlemlere rağmen göz tutulumu olan hastalarda göz bulgularına yönelik tedaviler gerekli olur. Graves oftalmopati olgularında öncelikle genel olarak alınacak önlemler vardır. Bunlar: Suni gözyaşı kullanarak korneanın korunması, güneşten rahatsızlık duyan olgularda güneş gözlüğü kullanılması ve göz çevresinde sıvı birikimini engellemek için uyku esnasında yatağın baş kısmının biraz yukarı kaldırılmasıdır. Bu önlemlerin yanında, her farklı göz belirti ve bulgusu için farklı tedavi seçenekleri mevcuttur.</p>
<p><strong>a. Göz kapağı tutulumu</strong></p>
<p>Göz kapağının yukarı çekilmesi hastalığın erken dönemlerinde geri dönüşümlü olabilir. Bu tür hastalar, erken dönemde (bu durum henüz geri dönüşümlü iken), bazı ilaçlarla veya botulinum (Botoks®) enjeksiyonu ile tedavi edilebilirler. Geç dönemlerde ise kapağın cerrahi olarak düzeltilmesi gerekebilmektedir.</p>
<p><strong>b. Gözlerin öne doğru çıkması (proptozis)</strong></p>
<p>Proptozis hastalığın aktif döneminin bitmesi ile bir miktar gerileyebilse de genellikle önemli oranda kalıcıdır. Proptozis kozmetik olarak rahatsızlık veren boyutlara ulaşırsa veya gözün saydam tabakasında (kornea) kuruma-tahriş meydana getirecek kadar belirgin ise cerrahi tedavi gerekli olur. Bu durumda kemik yapıdaki göz çukurunun (orbita) genişletilmesi için orbital dekompresyon cerrahisi uygulanır. Bu tür cerrahilerde kemik dokular alınır ve göz çevresindeki yumuşak dokuların sinüslere doğru fıtıklaşması sağlanır, yani orbital hacim genişletilir. Aynı işlem sırasında orbital yağ dokusundan da bir miktar çıkarılarak göz küresi arkasındaki hacim azaltılabilir.</p>
<p><strong>c. Yumuşak doku tutulumu (ağrı, kızarıklık, dolgunluk, kapak torbalanmaları)</strong></p>
<p>Tiroid ile ilişkili göz hastalığında hastalara günlük hayatta en çok rahatsızlık veren belirtiler göz çevresindeki yumuşak dokuların tutulumundan kaynaklanmaktadır. Bu belirtiler arasında yukarıda da belirtildiği gibi ağrı, ışıktan rahatsızlık, dolgunluk hissi, şişlik ve kızarıklık gibi bulgular sayılabilir. Hastalığın daha çok aktif döneminde görülen bu belirtiler için kortizon ve ışın tedavisi (radyoterapi) kullanılabilir. Bu tür tedavi yöntemlerinin önemli yan etkileri görülebildiği için tedavi esnasında hastaların dikkatli takibi gereklidir. Ayrıca yukarıda anlatılan genel önlemler de (suni gözyaşları, güneş gözlüğü gibi) yumuşak doku tutulum bulgularını azaltabilmektedir.</p>
<p><strong>d. Göz dışı adale tutulumu (şaşılık)</strong></p>
<p>Göz dışı adalelerin etkilenmesi ile önceleri geçici, sonra zamanla kalıcı hale gelen çift görme ve şaşılık ortaya çıkabilir. Bu hastalarda ilk aşamada özel prizmatik gözlükler denenebilir. Buna rağmen rahat edemeyen hastalara şaşılık cerrahisi uygulanabilir.</p>
<p><strong>e. Gözdeki saydam tabakanın (kornea) etkilenmesi</strong></p>
<p>Kapakların aşırı açılması ve gözün öne doğru çıkması ile ortaya çıkabilen kornea problemleri Graves hastalarını oldukça rahatsız edebilir. Erken dönemde korneanın kuruması ile gözlerde batışma hissi ve görmede bulanıklık başlar. Bu aşamada suni gözyaşı damlaları ve gerekirse göz kapama tedavisi faydalı olur. Kornea hasarının artması durumunda hastalar belirgin ağrıdan ve görme kaybından şikayetçi olurlar. Bu hastalarda ise yukarıdaki önerilere ek olarak kapakların dış taraftan cerrahi olarak bir miktar kapatılması (tarsorafi) faydalı olabilir. Korneanın ileri derecede zarar gördüğü bazı olgularda ise orbital dekompresyon cerrahisi gerekebilir.</p>
<p><strong>f. Görme sinirinin etkilenmesi (optik nöropati)</strong></p>
<p>Optik sinirin fonksiyonlarının bozulması tiroid ile ilişkili göz hastalığında acil tedavi gerektiren en önemli problemdir. Bu hastalara (gerekli görüntüleme ve diğer tetkiklerin ardından) yüksek doz kortizon tedavisi verilebilir. Ardından orbital dekompresyon cerrahisi uygulanır. Optik nöropatinin erken tespit edilmesi tedavi başarısını arttıracaktır. Bu nedenle Graves hastalarının görme seviyeleri düzenli aralıklarla takip edilmelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Prof. Dr. Ümit Beden</p>
<p>Göz Hastalıkları Uzmanı</p>
<p><a href="http://www.umitbeden.com">www.umitbeden.com</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://umitbeden.com/guatr-ve-goz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>237</slash:comments>
							</item>
	</channel>
</rss>
